Hakkari Yaylaları’nda Ballı Cennet: Doğa Bu Yıl Cömert Davranıyor

Hakkari Yaylaları'nda Ballı Cennet: Doğa Bu Yıl Cömert Davranıyor

Hakkari’nin muhteşem yaylaları bu yıl arıcılara büyük bir cömertlikle ev sahipliği yapıyor. Bodrum’da yaşayan ve on yılı aşkın bir süredir arıcılıkla uğraşan Süleyman Ördek, beş yıl önce keşfettiği Yüksekova’nın zengin bitki örtüsü ve uzun süren bahar mevsimi sayesinde her yıl arılarını bu bölgeye getiriyor. Büyükçiftlik beldesinde kendine ait bir arazi kiralayan Ördek, ilk yıllarda 500 kovanla başladığı arıcılık serüveninde, bugün 900 kovan kapasitesine ulaştı.

Bahar aylarında arılarını yaylalara çıkararak farklı çiçeklerle buluşturan Ördek, Yüksekova’nın doğal florasının bal kalitesini olumlu yönde etkilediğini ifade ediyor. Türkiye’nin dört bir yanında bal üretimi yapılmasına rağmen, Yüksekova’da üretilen balın kalitesinin oldukça farklı olduğunu vurguluyor.

Bu yıl yağışların bol geçmesi, doğadaki bitki çeşitliliğini artırdı. Süleyman Ördek, “Yüksekova bu yıl bal veriminde altın yılı yaşamakta. Kış ve ilkbahar yağışları oldukça iyi geçti. Dağlar ve yaylalarda zengin bir bitki örtüsü mevcut. Şu an geven bitkisi üzerinde çalışıyoruz. Temmuz ve ağustos aylarında ‘tusi’ olarak bilinen bitkinin açmasıyla birlikte verim artışının daha da yükseleceğini düşünüyoruz” diye belirtti.

Uzun süren bahar mevsiminin arıcılık açısından sağladığı avantajlara dikkat çeken Ördek, Muğla’da genellikle çam balı üretildiğini ama Yüksekova’da elde edilen çiçek balının kalitesinin çok daha yüksek olduğunu ifade etti. Bahar mevsiminin ağustos sonuna kadar devam etmesi, arıların daha uzun süre aktif olmasına ve kendilerini daha iyi koruyabilmelerine olanak tanıyor. “Beş yıldır burada her seferinde beklentimizin üzerinde verim alıyoruz” dedi.

Bu sezon 4 ila 5 ton arasında bal üretmeyi hedeflediklerini belirten Ördek, “Bölgedeki çiçeklenmenin önümüzdeki 15 gün içerisinde daha da artacağına inanıyorum. Mevsimin geç bitmesi, arılar için büyük bir avantaj sağlıyor. Buralar kısa süre içinde rengarenk çiçeklerle dolup taşacak. Arılarımız artık Yüksekova’nın doğasına alıştı. Buraya gelmek benim hayalimdi. Bu hayali gerçekleştirmek ve bu eşsiz coğrafyada üretim yapmanın sevincini yaşıyorum. Arıcılık, aile geleneğimizdir; dedem, babam ve ağabeyim bu mesleği sürdürdü. Ben de yaklaşık 10 yıldır bu işi yapıyorum.” diyerek sözlerini tamamladı.

Author: Emre Demir