İran’daki çatışmaların ekonomik yansımaları büyürken, Hindistan hükümeti halka altın alımını bir yıl boyunca durdurma çağrısında bulundu. Başbakan Narendra Modi, 10 Mayıs 2026’daki konuşmasında, “Ülkemizin çıkarları doğrultusunda, yıl boyunca evde gerçekleştirilecek etkinliklerde bile altın takı alımını ertelemeliyiz” açıklamasında bulundu. Modi, vatanseverliğin sadece sınırda cesaret gerektirmekle kalmayıp, aynı zamanda sorumlu bir yaşam sürerek ülkeye karşı görevleri yerine getirmekle ilgili olduğunu vurguladı.
Başbakan’ın çağrısının ardından, Hindistan hükümeti altın ithalat vergilerini %6’dan %15’e çıkararak önemli bir adım attı. Bu durum, dünya genelinde mücevher ve yatırım açısından en büyük ikinci pazar olan Hindistan için oldukça olumsuz bir gelişme olarak değerlendiriliyor. 31 Mart 2023’te sona eren mali yılda Hindistan, 72 milyar dolar değerinde altın ithal etti. Ülkede altın, düğünlerde hediye olarak verilmesi ve miras olarak nesiller boyunca aktarılması gibi kültürel öneme sahip.
Başbakan Modi, altın alımlarının Hindistan’ın yükselen petrol maliyetleriyle başa çıkmaya çalıştığı bir dönemde döviz tüketimini artırdığını belirtti. Hindistan, petrol ihtiyacının %85’inden fazlasını ithal ediyor. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının başlamasıyla birlikte Hürmüz Boğazı’nın fiilen kapanması sonucu, petrol fiyatları %70’e kadar yükseldi. Artan enerji fiyatları, dünya genelindeki hükümetler üzerinde maliyet düşürücü tedbirler alma baskısı yaratıyor. Ancak Hindistan, vatandaşlarından değerli metal harcamalarını kısıtlamalarını isteyen tek ülke olarak öne çıkıyor.
Altın, Hindistan’da daha geniş bir ekonomik problemin parçası haline gelmiş durumda; zira hem altın hem de petrol ithalatı büyük ölçüde ABD doları ile gerçekleştiriliyor. Dolar talebinin artması, bu yıl dolar karşısında %5 değer kaybeden Hindistan rupisini daha da zayıflatabilir ve bu durum enflasyonist baskılara yol açabilir. Yeni Delhi merkezli kuyumcu Sanjeev Agarwal, “Mücevher sektörü için bu durum, Covid döneminden daha kötü” yorumunu yapıyor. Başka bir kuyumcu Abhishek Agarwal ise, halkın altın alımını durdurması durumunda işletmelerin zor durumda kalabileceğinden endişe ettiklerini ifade etti.
Hindistan Altın Politikası Merkezi Başkanı ve Ahmedabad Hindistan Yönetim Enstitüsü’nden Profesör Sundaravalli Narayanaswami, Hindistan’ın altının %90’ından fazlasını ithal ettiğini belirtti. Her yıl 600 ila 700 ton altın ithal ediliyor, ancak ihracat oldukça düşük ve bu altın evlerde birikmiş durumda. Hindistanlı kadınların dünya çapındaki altın rezervlerinin yaklaşık %11’ine sahip olduğu söyleniyor; ancak bu rakamın doğruluğu ve tahminleri farklılık gösterebiliyor.
Hindistan’da ve global ölçekte altın, belirsizlik dönemlerinde güvenli bir yatırım aracı olarak görülüyor ve bu nedenle ekonomik krizler sırasında bile talebin yüksek kalması muhtemel. Altın fiyatları son yıllarda keskin bir artış göstererek Ocak ayında ons başına 5 bin doların üzerine çıktı. Altın, Hindistan’ın ithalat faturasının yaklaşık %9’unu oluşturuyor. Ancak, petrolün aksine, ithalatı zorunlu bir ürün olarak değerlendirilmiyor; zira çoğunlukla mücevher ya da yatırım amacıyla alınıyor ve sanayi üretiminde kullanılmıyor. Geçmişte Hindistan, ekonomik baskı dönemlerinde aşırı altın ithalatını önlemek amacıyla ithalat vergilerini artırmış ve fiziksel altın sahipliğini içermeyen alternatif yatırım seçeneklerini teşvik etmiştir. Zengin Hintliler arasında altın, hâlâ popüler bir yatırım aracı olarak öne çıkıyor.