Deniz Berktay ile Kuzeyden notlar: Kırım, gündemden düşmüyor

Daha önceden de yazdığımız üzere Rusya’yla Ukrayna arasında müzakerelerin başlayıp başlamayacağı, başlarsa hangi zemin üzerinde olacağı, Avrupa ülkelerinin Ukrayna’ya askeri desteği sürdürüp sürdürmeyeceği, Ukrayna’nın bu karşı taarruzunun başarısına bağlı. Ancak bu karşı taarruzun ne zaman başlayacağı belli değil. Öncelikle tankların ilerleyebilmesi için toprağın tamamen kuruması bekleniyor. Fakat yağış mevsimi beklenenden uzun sürdü. Bu nedenle kimileri (Estonya Savunma Bakanı Hanno Pevkur gibi) taarruzun iki ayı bulabileceğini söylüyor. Buna karşılık kimileri Zelenski’nin 9 Mayıs’a kadar karşı taarruza başlayabileceğini söylüyor. Zira sekiz aydan beri çatışmaların devam ettiği ve adeta savaşın simgesi haline gelen Bahmut ilçesinin çok büyük kısmı Rusların eline geçti. İlçenin tamamının Rusların eline geçmesi, Zelenski’nin prestijini sarsarken Moskova yönetimi de bunu kendi toplumuna bir zafer olarak sunabilecek. Putin’in 9 Mayıs Zafer Bayramı öncesinde bir başarı hedeflediği yorumu yapılırken kimileri de Zelenski’nin Rusya’daki 9 Mayıs Zafer Bayramı’nı Putin’e zehir etmek ve Bahmut’tan çekilmenin Ukrayna’da yaratacağı etkinin önüne geçmek için, yakın zamanda taarruza geçebileceğini öne sürüyor. İşte bu şartlarda Kırım konusu son haftalarda birkaç kez gündeme geldi. İki hafta kadar önce Ukrayna’nın eski Ankara büyükelçisi ve şimdi Zelenski’nin dış politikadan sorumlu danışmanı Andriy Sibiga bir röportajda, Ukrayna’nın karşı taarruzla Kırım yakınlarına geldikten sonra Kırım için müzakereye başlayabileceğini söyledi. Bu bazı kesimlerin tepkisini çekti. Zira Zelenski yönetimi Putin iktidarda olduğu sürece Rusya’yla asla müzakere etmeyeceklerini söylüyordu. Milliyetçi çevreler Kırım için savaşmak yerine müzakere yapmanın, taviz anlamına geleceğini öne sürüyor.

Çin’in durumu

Öte yandan, Çin’in Paris büyükelçisi bir röportajında Kırım’ın kime ait olduğu konusunda belirsiz cümleler kullandı ve Kırım’ın önce Rusya’ya aitken Sovyetler Birliği zamanında Ukrayna’ya hediye edildiğini, Sovyetler dağıldıktan sonra da eski Sovyet cumhuriyetlerinin egemenlik alanlarını belirleyecek düzenlemelerin yapılmadığını savundu. Böyle olunca, Ukrayna ve Avrupa ülkelerinin tepkisini çekti ve Çin Dışişleri Bakanlığı, durumu düzelten bir açıklama yaptı. Önceden yazdığımız üzere Çin, bu savaşta ABD’nin kazanmasını istemese de Tek Kuşak- Tek Yol projesinde yer alabilecek Ukrayna’nın Rusya’nın tam güdümüne girmesini de istemez.

Rusya, Ukrayna’nın Kırım Yarımadası’nı 2014’te ele geçirmiş ve bir direnişle karşılaşmamıştı. Şimdiyse Ukrayna, İHA saldırılarıyla Kırım’daki Rusları taciz ediyor. Ancak her ne kadar Rusların 2014’te Kırım’ı ele geçirmesi uluslararası hukuka aykırı olsa da Kırım’da 1700’lerin sonlarından beridir Rus Karadeniz Filosu bulunuyor. Ayrıca Kırım, bütün Karadeniz Havzası’nı denetleyen bir konumda. Kırım’ı Ukrayna ve NATO’ya terk etmek Rusya’nın Karadeniz politikasının iflası anlamına gelir. O nedenle, Ukrayna bu konuda haklı olsa bile Rusya’nın Kırım’dan çekilmek zorunda bırakılacağını söylemenin henüz erken olduğunu düşünüyorum.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir