2023’te Türkiye’de uygulanması gereken iktisat politikası ne olmalıdır?

Deprem sonrası neden İkinci Yüzyılın İktisat Kongresi?

Mustafa Kemal Atatürk İstiklal Savaşı’nı kazandıktan sonra, siyaset ve ekonomi alanında başarılı olmak üzere yola çıktı.

Bu süreçte 29 Ekim 1923’te Cumhuriyet’in ilanı ile aydınlanmaya giden yolu tanımlayan önemli bir devrim kararı aldı. Bu kararlara ulaşmakta Lozan Müzakereleri, Antlaşması ve İzmir İktisat Kongresi çok önemli kilometre taşları oldu.

Türkiye’nin daima ileriye dönük olarak değişmeye, sürdürülebilir kalkınmaya ve büyümeye ihtiyacı olduğunu M. Kemal Atatürk açıkça ortaya koydu. Böylelikle yeni bir siyasi harekete ve siyaset damarına sahip çıkılmış oldu.

Bu sürecin başarılı olması için demokrasi – hukuk devleti ve adaletin yeniden kurulması ve işler hale getirilmesi şarttı. 100 yıl önce, Kurtuluş Savaşı’ndan çıkmış bir Türkiye’de nasıl bir ekonomik ve sosyal savaş kazanılmış ise, İkinci Yüzyılın İktisat Kongresi de, 6 Şubat 2023 depremi sonrası böyle bir ortamda toplanıyor.

Kongrenin hedefi bugünkü şartları değerlendirip “Geleceğin Türkiye’sini Yeni Baştan Kurmak”. Çözüm üretebilmek için gerçekleri tüm detayları ile bilmemiz ve tartışmamız gerekiyor. İzmir İktisat Kongresi bu açıdan çok önemli.

Hızlı karar almak ve çözüm

Son yıllardaki çürümüşlük yerine, bir kez daha demokrasinin ve hukuk devleti ilkelerinin işlemesine, belirsizliğin sona ermesine ve güven ortamına ihtiyaç var.

Deprem sonrası, 2023 yılında yeni bir iktisat politikasına acil ihtiyaç var. Bu süreçlerde deneyim-bilgi-hızlı ve doğru karar alma mekanizmalarına, başarılı yönetim yeteneğine ve koordinasyon deneyimine ihtiyaç var. Bugün hızlı karar almak ve çözüm önemlidir.

Yarın daha da önemli olacaktır. Çünkü 6 Şubat 2023 tarihinde gerçekleşen ve 11 ilimizi etkileyen büyük deprem, milat niteliğinde bir değişim ihtiyacını bize göstermiştir. Takım oyununun önemi kuvvetli biçimde ortaya çıkmıştır. Bu yaşananlarla, yalnızca bir doğal afetin değil, ekonomiden, eğitime ve sosyal yaşama kadar her alanda baskın olarak uygulanan ideolojik yaklaşımın nasıl bir yıkıma yol açtığını gördük.

Yeni iktisat politikası nasıl olmalıdır?

Yeni bir dünya düzeni oluşuyor gıda ve enerji arz güvenliğinin, tedarik zincirinin sağlıklı çalıştığı yapıların çok önemli olduğu, Rusya, Hindistan, Çin ve Uzak Doğu ülkeleriyle yoğun iş birliğinin, Avrupa Birliği ve Amerika’yla olan ilişkilerin geliştirilmesinin gerekli olduğu yeni bir döneme ihtiyaç var.

Dünya barışının bozulması nedeniyle, doğal afetler ve bölgesel savaşlar sonucu ortaya çıkan büyük nüfus hareketleri ve yer değişiklikleri ekonomik ve sosyal dengeleri olumsuz yönde etkiledi. Bunun için demokrasiden, hukuktan ve barıştan yana olan herkes el ele vererek, birlikte çözüm üretmeliyiz.

Örneğin doğal afetlerin ve göçlerin yarattığı sorunları çözmek için Dünya Bankası, Avrupa Yatırım ve Kalkınma Bankası gibi kuruluşları örnek alarak, “Uluslararası Göçmen ve Doğal Afetler Sonrası Yeniden Yapılanma için Kalkınma Bankası” kurmalıyız. Bu bankanın sermayesine tüm gelişmiş ülkeler katkıda bulunmalıdır.

Ekonomiyi yeniden yapılandırmaya nereden başlamalıyız?

İlk etapta acil adımlar atılırken, kamuda hiçbir iş aksatılmamalı, karar alma süreçleri hızlı çalışmalı ve devletin tüm mekanizmaları hızlandırılarak verimli bir biçimde sonuç alınmalıdır. Tüm rakamlar gerçek, söylenenler doğru olmalıdır. Güven ortamı sağlanmalıdır.

Enflasyonu düşürmek ve hayat pahalılığıyla mücadele birinci hedef olarak ele alınmalıdır. Yeni iktisat politikasının temeli doğruluğa, dürüstlüğe ve güvene dayanmalıdır. Mutlaka gerçekçi ve uygulanabilir yeni bir bütçe ve program yapılmalıdır. Tüm uygulamalar açık ve şeffaf olmalıdır. 2023 Temmuz’da yeni bütçe disiplinle uygulanmaya başlanmalıdır. Yeni bir ek bütçe hazırlanmalıdır.

Birinci ayda tüm uygulama planları açıklanmalıdır. TC Stratejik Planlama Teşkilatı kurulmalı, YPK ve Para-Kredi Kurulları düzenli çalıştırılmalıdır. TC Merkez Bankası’nın bağımsızlığı sağlanmalıdır. Maliye, Hazine ve TC Stratejik Planlama Teşkilatı, tek bir Ekonomi Bakanlığı altında üç ayrı müsteşarlık olarak çalışmalıdır.

Ticaret Bakanlığı, İç ve Dış Ticaret Müsteşarlığı ve Gümrük Müsteşarlığı’ndan oluşmalıdır. Eximbank sermayesi ödenmiş olarak 5 milyar dolar düzeyine arttırılarak, bağımsız bir ihtisas bankası olmalıdır. İhracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 85’in üzerine çıkartılmalıdır.

Merkez Bankası’nın bankalara yönelik 2022 yılında yaptığı; – Menkul kıymet tesisi, – Kredi faizlerinin sınırlandırılması, – TL mevduatın TL mevduat içindeki payının arttırılmasıyla ilgili zorlama gibi düzenlemeler kaldırılmalıdır. Devletin yeniden yapılanma sürecinde, denetim yetkisi için, Maliye Teftiş Kurulu ve Hesap Uzmanları Birimi yeniden işler hale getirilmelidir. Sayıştayın verimliliği arttırılmalıdır. TBMM denetim yetkisi öncelikle geliştirilmelidir.

Yeni iktisat politikası neden gereklidir?

Geldiğimiz noktada acil olarak ciddiyet ve koordinasyona ihtiyacımız var. Hızlı ve doğru karar alma mekanizmalarına acil ihtiyacımız var. Çünkü enflasyonun arttığı, gelir dağılımının bozulduğu, liyakatin göz ardı edildiği bir çürümüşlük dönemi yaşandı.

Şimdi artık bir tamirat aşamasına, sonrasında ise yeniden yapılandırma sürecine ihtiyacımız var. Özellikle enflasyonu bedelinin ne olacağını düşünmeden bilinçsizce arttırarak, nimet dağıtıyor gibi maaş dağıtarak gelir dağılımını alt üst etmişlerdir. Bu çürümüşlüğü nasıl düzeltiriz? Ülkemizi nasıl düzlüğe çıkaracağız? Yeni bir iktisat politikası, yeniden yapılandırmanın temel taşı olacaktır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir